Araç akü bakımı ve onarım rehberi

Kışın Akü Suyu Donup Buz Tutabilir mi?

Kış aylarında motorun zor dönmesi, farların sönük yanması ve sabah ilk çalıştırmada duyulan yavaş marş sesi çoğu sürücüyü aynı soruya götürür: Akünün içindeki sıvı donabilir mi? Kısa cevap "evet, ama koşullara bağlı olarak" şeklindedir. Uzun cevap ise akünün içinde tam olarak neyin bulunduğunu anlamakla başlar.

Akünün İçindeki Sıvı Aslında Su Değil

Kurşun-asit akülerde plakaların arasını dolduran sıvıya elektrolit denir. Elektrolit, saf (demineralize) su ile sülfürik asidin karışımıdır. Tam şarjlı bir aküde bu karışımın yaklaşık üçte biri asit, geri kalanı sudur. Yani akünün içinde musluktan akan ya da şişeden dökülen türde "su" bulunmaz; içeriği asit oranıyla belirlenen bir çözelti vardır.

Bu ayrım donma konusunda belirleyicidir. Saf su 0 °C'de donar. Ama içine asit karıştırıldığında çözeltinin donma noktası ciddi biçimde aşağı çeker. Bu, kışın yollara tuz atılmasıyla aynı fiziksel ilkedir: çözünmüş madde, sıvının donmasını zorlaştırır. Dolayısıyla sağlıklı ve dolu bir akünün elektroliti, Türkiye'nin en soğuk kış gecelerinde bile donmayacak kadar dayanıklıdır.

Peki Neden Bazı Aküler Kışın Donuyor?

Sorunun kaynağı asidin varlığı değil, yoğunluğunun düşmesidir. Akü deşarj oldukça sülfürik asit plakalarla kimyasal tepkimeye girer ve elektrolitte kalan asit oranı azalır. Geriye giderek daha çok su, daha az asit içeren zayıf bir çözelti kalır. Yani boşalmış bir akünün içi, kimyasal olarak saf suya yaklaşır. İşte akü suyu donma riski tam bu noktada doğar.

Elektrolit yoğunluğu ile yaklaşık donma sıcaklığı arasındaki ilişki kabaca şöyledir:

Elektrolit yoğunluğu Yaklaşık şarj durumu Yaklaşık donma sıcaklığı Kış riski
1,00 g/cm³ (saf su) Asit yok 0 °C Çok yüksek
1,10 g/cm³ Neredeyse boş -8 °C civarı Yüksek
1,15 g/cm³ Yaklaşık %25 -15 °C civarı Orta-yüksek
1,20 g/cm³ Yaklaşık %50 -25 °C civarı Orta
1,28 g/cm³ Tam şarjlı -50 °C ve altı Pratikte yok

Tablodan çıkan sonuç basittir: kışın akünüzü donmaya karşı koruyan şey bir katkı maddesi ya da özel bir sıvı değil, şarj seviyesidir. Dolu akü donmaz; boşalmış akü, sıradan bir kış sabahında bile buz tutabilir.

Donma Gerçekleşirse Ne Olur?

Su donarken hacmi büyür. Akü kasası kapalı ve sert bir yapı olduğu için bu genleşme dışa doğru basınç uygular. Tipik sonuçlar şunlardır:

  • Kasanın şişmesi, yan yüzeylerin bombeleşmesi
  • Gövdede çatlak ve elektrolit sızıntısı
  • Plakaların eğilmesi, separatörlerin yırtılması
  • Plakalar temas edince oluşan kalıcı iç kısa devre

Bu hasarların hiçbiri şarj ederek geri alınamaz. Donmuş ve şişmiş bir akü, çözüldükten sonra çalışıyor gibi görünse de kapasitesini büyük ölçüde yitirmiştir. Ayrıca donmuş bir aküyü asla şarj etmeye veya takviye ile çalıştırmaya kalkışmayın; iç basınç ve gaz birikimi ciddi tehlike yaratır. Öncelikle akünün ılık bir ortamda kendi kendine çözülmesi, ardından gövde kontrolü yapılması gerekir.

Su Ekleme Konusunda Yaygın Yanlışlar

Bakım gerektiren, yani kapakları açılabilen klasik akülerde zamanla su buharlaşır ve seviye düşer. Burada eklenmesi gereken sıvı yalnızca saf ya da demineralize sudur. Musluk suyu içindeki mineraller plakalarda kalıcı tortu bırakır. Asit eklemek ise daha büyük bir hatadır; buharlaşan asit değil sudur, asit eklemek yoğunluğu bozup plakaları yakar.

Ancak bir ayrıntı önemlidir: taze eklenen saf su, hemen elektrolitin geri kalanıyla karışmaz. Bir süre üst tabakada kalır. Bu nedenle su ekledikten sonra araç kısa süre çalıştırılmalı veya akü şarj cihazına bağlanmalıdır. Şarj sırasında oluşan hafif kabarcıklanma karışımı homojen hale getirir. Aksi halde kışın soğuk bir gecede, üstteki su tabakası donma noktasına çok daha yakın kalır.

Bakımsız (kapalı) ve AGM tipi akülerde su ekleme diye bir işlem yoktur; bu modellerde elektrolit sızdırmaz gövde içinde tutulur ve